ROMANYA: DOĞU’YA KARŞI YENİ SİPER

16/10/2016


Felaket tellallığı ve savaş çığırtkanlığı arasında aslında pek fazla bir fark bulunmaz. Birisi olacağını düşündüğünü, diğeri ise olmasını istediğini söyler…

Son günlerde dillendirilmeye başlayan hikâyelerden birisi, İncirlik Üssü’nün boşaltılarak, Romanya’ya taşınacağı şeklinde. Romen askeri makamlarınca şiddetle reddedilen bu hikâye, NATO içindeki önemli ağızların sözlerinin sahnelendiği Brüksel’de ise kabulleniliyor.

ABD, bir yandan Avrupa’nın güvenliği öte yandan ise nükleer silahların emniyeti taahhüdünde bulunduğu NATO üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini hatırlamışa benziyor. Belçika merkezli EurActiv internet sitesinde göre, İncirlik Üssü’ndeki nükleer silahların transferine çoktan başlanmış durumda. Türkiye’de FETÖ/PDY tarafından 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü, belli ki de ABD’yi bu yönde tasarrufta bulunmaya sevk etmiş. Ancak kararın ilginç ve gündeme taşınmayan boyutu ise, nükleer silahların güvenliği konusunun, Varşova’da 9 Temmuz’da gerçekleşen NATO Zirvesi’nde ortaya atılmış ve 15 Temmuz sonrasında ise hayata geçiriliyor olması.

Bölgedeki peşi sıra gelişmelerin, Balkanlar’daki yansımaları da son derece etkileyici boyutta. Ortodoksluk temelinde Rusya’nın bölgedeki değişmez müttefikleri arasında yer alan Sırbistan, nükleer silahların Romanya’ya kaydırılacak olmasından rahatsız. Öte yandan Sırbistan için Türkiye, ABD ile meydana gelen gerginlik ve Rusya’ya yöneliş sonrasında yeni bir bölgesel müttefike dönüşebilir. Bu noktada ise Arnavutlar ciddi bir ayrıntıyı oluşturuyor. Ancak; Türkiye’nin Balkanlarda yeni müttefik olarak Sırbistan’ı seçmesi ve RF ile birlikte hareket etmesi için zemin de hazır gibi. Zira Temmuz ayından bu yana hem Kosova’da hem de Arnavutluk’ta Türkiye’yi hedef alan çok ciddi protestolar var.

Gelişmeler Türkiye’yi, belki de tarihinde ilk kez (Kurtuluş Savaşı’nda Bolşevikler ile yapılan bir takım anlaşmalar hariç) Rusya ile bu denli yakın ve batıya karşı müttefiklik safhasına getirdi.

İran’ı Rusya ve Çin ile olan çemberden çıkartmak amacıyla yapılan ve adeta İran’ı “light”laştıran 5+1’den sonra, Türkiye’yi bu çembere iten hamlelerin sonunun ne noktaya varabileceğini kestirmek şimdilik güç. Ancak dünyanın nüfus bakımından iki önemli ülkesi olan Çin ve Hindistan’ın Rusya ile birlikte aynı masada oturması, Türkiye’nin ise bu ortaklığa “zorla” da olsa dahil edilmesi, batı ile doğu arasındaki çekişmede kazananı belki de belirsizleştiren bir strateji.

Haber Merkezi
 


 

 
 
 
porno izlegaziantep escort bayanbrazzers