SARAYBOSNA'NIN GÜLLERİ FESTİVALDE AÇTI

16/10/2016


Fotoğraf sanatçısı ve yönetmen Roger Richards, "Bosna'da çok açık bir haksızlık olduğu ortadaydı ve hedef tamamen sivillerdi.

Dünyanın geri kalanı ise kafasını geriye çevirip, burada olan biteni görmek istemiyordu. İşte bu durumda biz gazeteciler, haber yapmaya durmaksızın devam ettik." dedi.

Tanığı olduğu savaş yıllarında, Saraybosna kuşatmasını hayatta kalan beş kişinin gözünden aktaran Richards, 23 yılda tamamladığı "Saraybosna'nın Gülleri" filmini 22. Saraybosna Film Festivali'nde (SFF) izleyiciyle buluşturdu.

Filme ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Richards, Saraybosna'ya 1992'de fotomuhabiri olarak geldiğini belirterek, bugünkü adı Getty Images olan fotoğraf ajansı ile Washington Post gibi farklı basın kuruluşları için Saraybosna kuşatmasına ilişkin haberleri takip ettiğini söyledi.

Richards, kuşatma sırasında Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da binlerce havan topu ve mermi atıldığını, bunların isabet ettiği yerlerde bıraktığı izlerin ise adeta çiçekleri andırdığına işaret etti.

Beton zemindeki bu izlerin her yerde görüldüğüne dikkati çeken başarılı fotoğrafçı, savaş süresince fotoğraf çektiğini ve haber yazdığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Kuşatmanın bitmesinin ardından bunu film yapmayı düşündüm. 'Saraybosna'nın Gülleri' ismine de 1999'da karar verdim. Çünkü kaldırımlarda oluşan bu izleri, Saraybosna halkı savaşın ardından kırmızı balmumuyla doldurmuştu. Bu haliyle, çiçeklerin dağılan yaprakları gibi görünüyordu. Kırmızıya boyamaları da hayatını kaybeden masumların kanını sembolize ediyordu. Bu nedenle 'gül' benim için iki anlama geliyordu. Öncelikle havan toplarıyla öldürülen insanları simgeliyor. Aynı zamanda gül, çok güzel bir çiçek. Bu izler, şehirdeki ve kalpteki yara izi gibi, ayakta kalmayı ve bu şehirde yaşamı simgeliyor."

"Tek istediğimiz adaletti"

Yönetmen Richards, o günlerde yaşananları, "korkunç", "ürkünç" ve "sinir bozucu" olarak değerlendirerek, "Gazeteci olarak yaptığımız şey, dünyayı bundan haberdar etmeye çalışmaktı. Dünyaya, burada ne olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Bosna'da çok açık bir haksızlık olduğu ortadaydı ve hedef tamamen sivillerdi. Dünyanın geri kalanı ise kafasını geriye çevirip, burada olan biteni görmek istemiyordu. İşte bu durumda biz gazeteciler, haber yapmaya durmaksızın devam ettik. Bir süre sonra hiçbir şeyin değişmediğini gördük." ifadelerini kullandı.

Çektiği filmin bir kaderi olduğunu kaydeden Richards, "Doğru zaman geldiğinde, o kendi yolunu bulacaktı. 1993'te mezarlıkta uzanmışken, 'Buna şahit olmam gerektiği için buradayım' diye düşünmüştüm. Bu benim sorumluluğumdu. Dünyanın geri kalanı için buna şahit oldum. İşimi yapmam gerekiyordu ve ne kadar uzun sürerse sürsün bu hikayeyi anlatacağıma söz verdim. 23 yıl sürdü." diye konuştu.

Richards, Saraybosna'daki savaşın dünyanın her yerinde yaşanabileceğine vurgu yaptı.

"En büyük sorumluluğunuz, iyi bir insan olmak"

Fotoğraf sanatçısı Richards, yanlış politik liderler ve toplumda kırılmalar yaşanması durumunda, Bosna'da yaşanan şeyin, dünyanın her yerinde yaşanabileceğini belirterek, "Anlaşma ortamı bozulduğunda ve toplum arasında kırılma yaşandığında, her şey bir anda değişebilir. Yaşadığınız ülke tanımadığınız bir ülke haline gelebilir." dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türkiye'de yaptığı darbe girişimine de değinen Richards, İstanbul'da birçok arkadaşı olduğunu ifade ederek, "İlk duyduğumda, onlar için ve tüm Türkler için endişelendim. Çünkü Bosna'da ve Suriye'de neler olduğunu gördük. En önemli şey insanlık. En büyük sorumluluğumuz ise iyi bir insan olmak. Ne olursa olsun, bütün bunlar bittiğinde birlikte yaşıyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.

Roger Richards, festival izleyicisinin gösterdiği ilgi için memnuniyetini ifade ederek, izleyiciye ulaşmanın ödülden daha değerli olduğunu söyledi.

Tomic: "Bu çok basit bir konu değildi"

Filmin yapımcısı ve görüntü yönetmeni, BAFTA Ödüllü yönetmen Oggi Tomic de belgesel türündeki filme katılması için teklif geldiğinde, önceleri pek emin olmadığının altını çizerek, "Bu çok basit bir konu değildi. Roger'ın uzun bir süre önce başladığı bir işti. Bu nedenle de yapabileceğimden daha fazlasını üstlenmek istemedim. Ancak sonunda çok müthiş olacağını düşünerek, bunun bir parçası oldum." diye konuştu.

Tomic, izleyeci ilgisinin sürpriz olduğunun aktararak, "Yeni bir film yapıp, izleyiciyle buluşturduğunuzda hep biraz sinirli olursunuz. Saraybosna Gülleri için de böyle. İzleyicinin nasıl bir şey beklediğini bilmiyorsunuz. Roger da filmiyle ilgili biraz böyle düşünmüş olmalı. Fakat ilk gösterimin ardından, tüm biletlerin tükenmiş olması bizi etkiledi." değerlendirmesini yaptı.

Filmin çekimlerinin zor olduğunu kaydederek, "Saraybosna'nın Gülleri, etrafta gezdiğinizde göreceğiniz, şehrin en iyi bilinen simgelerinden biri. Havan toplarının en belirgin izleri bunlar. Kırmızıya boyalılar. Böylece bunla ilişkisi olan insanların şehir içindeki yolculuğuyla, bu simgeler bir şekilde bağ kuruyor." dedi.

Filmdeki karakterlere de değinen Tomic, Vedran Smajlovic, Sanda Skrabic, Armin Oprasic ve Sanela Tasic'in filmde rol aldığını dile getirdi.

"İnsanlar artık savaş filmi görmek istemiyor"

Tomic, filmde anlatılan hikayelerle, savaştan etkilenen insanların huzur bulmasını ve iyileşmelerine yardımcı olmasını umduğunu belirterek, "Bu ülkenin, hak ettiği gibi daha çok pozitif şeylere ve daha iyi bir geleceğe ihtiyacı var." ifadesini kullandı.

İnsanların artık savaşla ilgili olmayan filmler görmek istediğini aktaran Tomic, "Bu film savaşla ilgili değil. Birçok insan umuyorum ki yaşamda daha iyi şeyler yapmak için bu filmin ilham verici yönünü görecek ve Saraybosna'da yaşanan kötü şeyleri hatırlamayacak." şeklinde konuştu.

Oggi Tomic, savaş başladığında yetimhane yaşayan 7 yaşında bir çocuk olduğunu ve savaşı hatırladığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Bir çocuk olarak pek problem yaşamadım. Sanırım yetimhanede, benden yaşça büyük olan çocuklar benimle ilgilendi. Herkes bir biriyle ilgileniyordu. Çok zor zamanlardı ama biz iyiydik. Çocuktuk ve ne yapabilirsek onu yaptık. Hayatta kaldık ve buradayız. Ailemiz olmadan ve sosyal hizmetler ya da ona benzer herhangi bir yerden yardım almadan bunu yaptık. Kendimizi koruduk."

Yaptığı çalışmaların sanatsal yönüne de değinen Tomic, "Bugün yaptığım işte ne yapıyorsam kesinlikle savaşın buna etkisi oldu. Çünkü İskoçya'dan Saraybosna'ya gelen Chris Leslie ile arkadaş oldum. Leslie, daha ben çocukken fotoğrafla ilgilenmemi sağladı. O güne kadar ne yapacağımı hiç bilmiyordum. Ailemi bulmamı sağlayan da o oldu. Bu arkadaşım, fotoğraf ve film konusunda esin kaynağım olduğu için gurur duyuyorum. Ödül kazanan bir film çekmemi sağlayan da o oldu." diye konuştu.

Opasic: "Filmde savaş öncesi ve savaşta olanları anlattım"

Filmde rol alan Amin Opasic ise filme Oggi sayesinde tesadüfen dahil olduğunu söyleyerek, "Roger'ı savaştan bu yana tanıyorum.

Filmi yapmak istediğini ve o dönem meydana gelenleri tüm detaylarıyla yansıtmak istediğini söyledi. Ben de bir şekilde onun fotoğraflarında vardım ve arkadaşlarımla birlikte 20 yıl önce çekilen tüm kayıtları kendilerine teslim ettim." ifadelerini kullandı.

Opasic filmde, savaştan önce ve savaş zamanı meydana gelen olayları anlattığına işaret ederek, "Ardından da savaştan 20 yıl sonra neler yaptığımı anlattım. Bu benim ilk filmim." dedi.

Saraybosna Gülleri filmi, festival izleyicisinin gösterdiği yoğun ilgi dolayısıyla Ulusal Tiyatro'da iki gösterim yaptı.

(AA)

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers