SHİNZO ABE’DEN TARTIŞMALI ÇALIŞMA REFORMU




Mustafa AY – DG – 18.07.2017 Japonya aşırı mesai saatlerinden kaynaklı ölümlere tanık oluyor. 30 yaş öncesi ölümlerin her geçen gün arttığı Japonya’da genç nüfusun azalması ve yaşlılık oranının artması içten bile değil. Bu ters orantının meydana gelmesi ihtimali Japonya’da birçok siyasetçiyi rahatsız ediyor. Öyle ki Shinzo Abe önüne geçilemeyen ölümlerin bir an önce son bulması için 2015 yılında ‘Çalışma Standartları Kanununda’ değişikliğe gidecek bir teklif sunmuştu. Meclise sunulan tasarının ardından 2 yıl geçmesine rağmen herhangi bir çözüm bulunamadı. Son haberler doğrultusunda, Ağustos ayında olağanüstü oturum yapacak olan meclis bu hususun bir karara varılması gerektiği izlenimini veriyor. Bu oturum öncesinde Shinzo Abe Japon Ekonomisinin dinamolarını – Rengo (Japonya Ticaret Birliği Konfederasyonu), Japon İş Kuruşları Federasyonu ve Japonya Bürokrasisini – görüşmeye çağırarak ortak bir karara varılması ve uzlaşmanın meclisteki tasarının geçmesine yardımcı olmasını amaçlıyor.

Aşırı çalışma koşullarından kaynaklanan ölümlerin önünün kesilemediği Japonya’da birçok trajik ölüm yaşanıyor. 24 yaşındaki Matsuri Takahaski adlı genç kızın ölümü son günlerde Japonya’nın gündemini bu reform niteliğindeki kanun düzenlemesine çekiyor. Takahaski’nin kalp ritmindeki bozukluk sebebiyle kalp krizi geçirmesi sonrasında ölümü, ülkedeki birçok beyaz yakalının aklına “gene mi Dentsu?” sorusunu getirdi. Dentsu acımasız çalışma koşullarıyla ünlenen bir reklamcılık şirketidir. Şirketin 1991 yılında dâhil olduğu ‘aşırı çalışmadan kaynaklı intihar davası’ bugünkü kötü ününün palazlanmasına neden oldu. Japonya Yüksek Mahkemesi davayı, Çalışma Standartlarını Denetleme Bürosu’nun raporları doğrultusunda, Dentsu’nun aleyhine karara bağlamıştı. Karar sonrasında şirket, mağdur aileye 168 milyon Japon Yeni (yaklaşık 1.5 milyon Dolar) tazminat cezası ödemek zorunda kalmıştı. Her ne kadar Japon hükümeti bu tür vahim olayların önüne cezai yaptırımlar yoluyla geçmek istese de bu tür ölüm vakaları her geçen gün artmaya devam ediyor.

Japonya’nın Çalışma Standartlarını Denetleme Bürosu meydana gelen bu menfur olaylar sonrasında hükümete düzenli aralıklarla raporlar sunuyor. Abe yönetiminin yanı sıra bu raporlar Meclis’teki ana muhalefet partisi Demokrat Partiyle, İşçi Sendikasıyla, Ticaret Birliği Konfederasyonuyla vb. kurum ve kuruluşlarla da paylaşılıyor ki, bu durum ‘Iron-Triangle’nin hükümet başkanlığında toplanmasını zaruri kılıyor. Iron-Triangle, Japonya’nın önde gelen Keiretzu’larının (Mitsubishi ve Toyota grupları gibi Oligarşik aile yapılanmaları),İşçi Sendikasının ve Japon Bürokrasinin hükümet başkanlığında toplanıp oluşturulan ‘özel-devlet’ ekonomik kurultayıdır. Bu kurultay Japonya’nın gündemini meşgul eden tüm ekonomik meselelerin ortak karara bağlanmasını amaçlıyor. Kurultay’ın tarafları kendi çıkarlarını savunması sebebiyle ortak kararın alınmasını çok zor kılıyor. Ama toplumun hükümet üzerinde yaratacağı ‘oy’ baskısı, hükümetin tarafları ortak çözüme varmayı zorunlu kılıyor. Bununla birlikte Kurultay’da yer alan Rengo, 6 milyonluk üyeye sahip olması nedeniyle, Kurultay’dan çıkacak kararın üzerinde büyük bir nüfuza sahip olacağı yadsınamaz bir gerçek.

Abe’nin Kurultay’da uzlaşmayı sağlaması çok büyük bir önem arz ediyor. Çünkü uzlaşmanın sağlanması kanun üzerindeki değişikliklerin muhalefet engeline takılması ihtimalini ortadan kaldırıyor. Bu ihtimalin arkasında yatan sebepse, meclisteki ana muhalefet partisi -Demokrat Parti- sıralarının Rengo’yla iş birliğinde olması, yatıyor. Bu yüzden Kurultay’ın ortak karara varması Abe yönetimi için çok önemli. Eğer Abe hükümeti bu konuda başarısız olursa, meclise sunduğu tasarı muhalefet partisi tarafından veto edilecek ve yürürlüğe giremeyecek. Bu durumda, ağır çalışma koşullarından kaynaklı ölümlerin halk üzerinde bıraktığı etki, Abe hükümetinin gelecek seçimi kaybetmesine neden olacak.

Peki, Abe’nin meclise sunduğu Çalışma Standartları Reformu hangi şartları içeriyor? Japonya’da haftalık zorunlu mesai saati 122 saati görmüş durumda. Abe hükümeti, Rengo’nun başkanı Rikio Kozu ve Japon İş Kuruluşları Federasyonu Başkanı Nippon Keidanren’dan gelen teklifler üzerine, kanun değişikliği teklifini tek bir koşula bağlamak yerine opsiyonel hale getirdi. Bu değişikliklere göre şirket çalışanları mevcut durumdan tam anlamıyla kurtulamıyor. Teklife göre, işçilerin üç alternatifi var ve bunlardan sadece birinden yaralanabiliyor. Bunlar;

  1. Çalışanlar 104 günlük yıllık iznin yanı sıra 2 haftalık tatilden yaralanabilirler. Bu 2 haftalık tatil süresince de sağlık kontrolüne girmeleri gereklidir. Ama bu durumda çalışma temposunda bir değişiklik olamaz ve maaşta azalma görülür,
  2. Çalışanlar çalışma saatlerini tüm yıla yayabilirler. Bunun için, yıllık izinde bir kesintiye gitmeleri gerekir. Bu sayede ağır çalışma temposundan kurtulabilirler. Ama mesai ücretlerinde azalma görülür.
  3. Çalışanlar çalışma temposunda bir değişikliğe gitmezler ve mesai ücretlerinde bir kesinti olmaz. Bu durum ise mevcut durumun devamı demek.

Shinzo Abe hükümetinin meclise sunduğu bu ortak karar tasarısı, yapısı itibariyle, adil görünmüyor. İlk iki opsiyonda iyileştirmeler görünmesinin yanı sıra çalışanların maaşlarında kesintiye gidilmesi kaçınılmaz bir hal alıyor. Çalışanların mevcut maaşlarından vazgeçmemeleri durumunda, 3. opsiyonu seçerek mevcut sistem içerisinde devam edebilirler ki, bu durum ağır çalışma koşullarından kaynaklı ölümlerde bir değişikliği ön görmez.

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers