Şİ CİNPİNG DAVOS’UN YILDIZI OLDU; ÇİN’DEN KÜRESEL EKONOMİYE TAM DESTEK

18/01/2017


İlknur Şebnem Öztemel -DG- Davos’ta rüzgâr ters yöne esti. Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos kentindeki toplantısına katılan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping,  küreselleşmeyi ve çevreci politikaları savunarak herkesi şaşırttı. Aslında Cinping, Trump’ın korumacı söylemlerinin ve uluslararası piyasalardaki belirsizliğin gölgesinde gerçekleşen toplantıda, endişeli liderlerin duymak istediklerini dile getirdi.

Cinping konuşmasında küreselleşmeyi savundu ve küreselleşmenin getirilerinden herkesin faydalanabileceğini söyledi. Aynı zamanda Cinping, Dünya’da artan korumacılığa karşı da liderleri uyardı. Cinping ‘’ Dünya’nın pek çok yerinde yaşanan göçmen krizi, savaşlar ve bölgesel çatışmalar neticesinde oluştu, küreselleşme nedeniyle değil’’ dedi. Cinping, ‘’ Benzer şekilde 2008 yılında yaşanan ekonomik kriz de aşırı kar elde etmeye çalışılması ve gerekli önlemlerin alınmamış olması ile meydana geldi’’ diye ekledi. Cinping, herhangi bir ticaret savaşında kimsenin kazanamayacağını da hatırlattı. Ayrıca Çinli lider, taraflara geçen sene Kasım ayında Paris’te imzalanan iklim anlaşmasına bağlı kalmaları konusunda da ricada bulundu.

Son olarak Cinping üstü kapalı olarak Trump’ı işaret etti ve ‘’Korumacı politikalara karşı çıkmalıyız çünkü eğer birini korumak amacıyla odaya hapsederseniz, o odaya ışık ve hava girişini de engellemiş olursunuz’’ dedi.

Diğer yandan yeni Amerikan hükümetinin temsilcisi Anthony Scaramucci, küreselleşmenin Amerikan halkı için adaletsiz olduğunu savundu ve ‘’ küreselleşme, Amerikan üretiminde adeta çukur açıyor, orta sınıfa zarar veriyor ve işçi sınıfını felç ediyor’’ dedi. Scaramucci, ‘’Yeni yönetim bir ekonomi savaşı istemiyor. Biz sadece adil ve özgür bir ekonomi istiyoruz’’ ifadelerini kullandı. Scaramucci, artan maaşların alım gücünü artıracağını, tüketim çemberini genişleteceğini ve bunun uluslararası ticarete, refaha ve barışa daha fazla hizmet edeceğini iddia etti. Scaramucci, ‘’ Göreceksiniz ki günün sonunda Trump,  küreselleşmeye en çok hizmet eden liderlerden biri olacak’’ dedi. Bunun yanı sıra Trump yönetiminin Çin ile iyi ilişkiler içerisinde olmak istediğini de hatırlattı.

Cuma günü yapılacak olan törende Donald Trump görevi devralacak. Milyarder işadamı ve yatırımcı Trump, beklenenin aksine Dünya Ekonomik Forumunun ana konusu olan market ekonomisini güçlendiren serbest dolaşım, düşük vergiler, yurt dışı üretim, dış yatırımlar gibi pek çok Liberal politikaya karşı. Kampanya sürecinde Trump, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA), Trans-Pasifik Ortaklığı’nı (TPO) gibi bölgesel işbirliği anlaşmalarını sıklıkla eleştirdi. Hatta son dönemde sosyal medyadaki açıklamaları ile Ford, General Motors ve Toyota gibi dev firmaların çeşitli yatırımlarından vazgeçmesine ön ayak oldu. Bunların yanı sıra Trump, Küresel Isınma ve iklim değişikliğine inanmadığını , bunun Çinli uzmanlar tarafından ortaya atılmış hurafeler olduğunu söyledi.

Davos’ta yaşananlar ‘’ Bütün ideolojiler, belirli sebeplerle, belirli insanlar için ortaya atılmıştır’’ sözünü kanıtladı. Hepimiz Komünist bir liderin Liberal politikaları desteklediğini ve market ekonomisinin ağa babasının korumacı politikaları savunduğuna şahit olduk. Her ideoloji, farklı perspektifler tarafından oluşturulmuş, gelişmek ve güçlenmek için bir yol haritasıdır.  Ünlü akademisyen Wallerstein’a göre;  güçlü bir ekonomi devletin sebatı için gereklidir. Ekonomik güç de diğerleri gibi başarılı devletleri taklit ederek, onların yolundan giderek elde edebileceğiniz bir şeydir. Çin örneğine bakacak olursak görürüz ki; Çin, krizlerin en yoğun olduğu dönemde kendisini Liberal ekonominin zararlarından koruyabilmiş, yerel üreticiyi güçlendirmiş ve doğru zamanda, doğru zamanda gerekli politikaları uygulayarak market ekonomisine entegre olabilmiştir. Çin, ihracattaki üstünlüğü ile Dünya’nın ikinci büyük ekonomisi konumuna yükselmiş ve uluslararası arenadaki etkinliğini artırabilmiştir. Şunu hatırlatmakta fayda var ki; günümüzün Liberal ekonomi çığırtkanları geçmişin korumacılarıydı. Bunu anlamak için 17. ve 18. Yüzyılın Avrupa ekonomisine ve Amerikan ekonomisinin ilk yirmi-otuz yılına bakmak yeterlidir.

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers