TERÖRİSTİN HALK-MEDYA İLİŞKİSİNİ KESMEK

13/10/2016


Fransa'nın son yıllarda artan terör saldırıları ile başı dertte. Ülke en son, 26 Temmuz tarihinde Normandiya bölgesinde bulunan bir kilisenin ayin sırasında eli silahlı teröristlerce basılıp, Kilise'nin 85 yaşındaki papazı Jacques Hamel'in boğazının kesilip öldürülmesi ile sonlanan korkunç bir olay yaşadı. Saldırıyı "Allahü Ekber" nidaları atan eli silahlı IŞİD sempatizanlar gerçekleştirildi. IŞİD bağlantılı haber ajansı da Amaq saldırıyı gerçekleştirenleri örgütün askerleri olarak tanıttı.

Kilise saldırısı, Fransa'da terörle mücadelenin basın ayağından yeni bir hamle geldi. Başta Le Monde, Le Figaro, France24 ve BFM TV olmak üzere Fransa’nın önde gelen, yüksek reyting ve yüksek tirajlı medya kuruluşları, terör eylemlerini gerçekleştiren teröristlerin resimlerinin, kimlik bilgilerini artık yayınlamama kararı aldı. Örneğin, terörist fotoğraflarını yayınlamama uygulamasını başlatan Le Figaro gazetesi kilise saldırısını Papaz Jacques Hamel'in fotoğrafının üstüne attıkları " Barbarlar Tarafından Öldürüldü " manşetiyle okuyucularına duyurdu. Le Parisien gazetesi ise Papaz Hamel'in fotoğrafını manşete taşıyarak "Şehit Edildi" yazdı.

Fransız basın kuruluşları bu kararı kilise saldırısının hemen ardından almadı. Son 18 ayda 3 büyük terör olaylarının yaşandığı ortamda bu karar zaman zaman gündeme geliyordu. Ancak, Nice saldırısının ardından teröristlerin fotoğraflarını yayınlamama fikri ciddiye alınmış, kilise saldırısı ise bu kararın hayata geçirilmesine neden olmuştur. Peki, terörist resimlerine ambargo uygulayan Fransız basın kuruluşları niçin böyle bir karar aldı?

Aslında bu ambargonun gayet anlaşılır bir amacı var; teröristlerin yüceltilmesinin önüne geçmek. Fransız basınının saygın kuruluşlarına göre terörist fotoğraflarının basın yoluyla halkın "idolsüz" kesimine ya da gençlerine ulaşması, teröristlerin kahramanlaştırılmasına neden oluyor. Resim ambargosuna destek verilmesinin nedeni kiminin aklına yatabilir ama bu uygulama içinde aslında bir itirafı da barındırıyor. O da; Acizlik.

Yukarıda yazıldığı üzere Fransa 18 ay da 3 büyük şiddetli terör depremi geçirdi ve bu üç depremin yanında birden çok artçı saldırılarda yaşandı. Fransız polisinin ya da istihbaratının terör eylemlerini önlemede başarılı olduğunu söylemek artık zor. Mevcut Fransız hükümetinin terörle mücadelede olan bu bocalamasının halk tarafından nasıl yorumlandığını Nisan ve Mayıs 2017'de gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde göreceğiz ama Fransız medyası şimdiden hükümetin ve terörle mücadeledeki yetkili kurumların acizliğini resim ambargosuyla kabul etmiş durumda. Resim ambargosu aynı zamanda şu demektir; "Evet güvenlik önlemlerimiz terör olaylarını engelleyemiyor bari bu adamların halk-medya ilişkisini keselim".

Fransa, bu ambargodan önce, radikal dinci terör gruplarına katılma eğilimini taşıyan -çoğunlukla Müslüman- gençleri toplumla barıştırmanın yollarını aramalıdır. Eğer medyayı bu mücadelede etkin kullanmak arzusunda ise; o gençlerin dışlanmasında önemli bir faktör olan kutuplaştırcı, Mağrip kitleleri hedef gösteren, sert dile sahip gazeteleri ve yayınlara ciddi bir ayar vermesi gerekir. Bunu tabii ki demokratik değerleri kaybetmeden yapmalıdır.

Elbette, terörle mücadelede Fransız polisi etkin ve olayları önleyici tablo çizseydi basın Fransız polisini manşetlerine "kahraman" olarak taşırdı. Ancak mevcut tabloda "kahraman Fransız polisi" yok.

Olaya bir de şu açıdan bakın. Hayalinize süper güçleri bulunan her hangi bir karakter getirin. Halkın daha önce karşılaşmadığı o süper güçlere sahip karakter önce halk tarafından düşman olarak algılanır çünkü o yabancının peşinde polis vardır. Ama gün geçtikçe halkın belli bir kesimi karaktere sempati duymaya başlar çünkü o yabancı ile polisler arasındaki yakalamaca televizyonlarda canlı yayınlanır. Süper kahramanı yakalayamayan polis canlı yayında halkın gözünde aciz duruma düşer. Halkın belli bir kesimi yakalanamayan o karakteri süper kahraman yaparken, diğer kesimi ise polisi zor duruma sokan bu adamı düşman beller. Şimdi size soru; bu karakterin "süperleştirilmesinin" nedeni medya mı? Yoksa aciz polis mi?

Ali Faruk İMRE

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers