TÜRK FUTBOLUNDA KAOS KAPIDA

16/10/2016


Türk futbolu Euro 2016 için hazırlanıyor ama diğer yandan yakın bir gelecekte karşısına çıkacak bambaşka bir kaosun da eşiğinde dolaşıyor.

Konuyla ilgili dikkat çekici işaretlerden birini kısa bir süre önce basın toplantısı yapan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım verdi. Takım ve kulübüyle ilgili bir süre çalkantılara neden olacak değerlendirmeler yapan Yıldırım’ın konuşmasının satır aralarında yaptığı tespit çarpıcıydı; Başkan bir taraftan “Süperlig AŞ kurularak bir oldu bittiye gidilmesine kendileri açısından henüz kamuoyuyla paylaşılmış bir onay olmadığını ayrıca yasal düzenlemeler yapılmadan da yapılacak işlemlerin hukuki geçerliliğinden bahsedilemeyeceğini” özetle ifade etti.

Açarsak, Kulüpler Birliği Vakfı, “Süperlig AŞ” şeklinde yeni bir oluşumun hayata geçeceğini, bu geçişle birlikte fikstür çekimi dahil ama daha önemli olarak yayın ihalelerinin bundan sonra sorumlusunun kendileri olacağını, böylece de gelirlerin katlanarak artacağını” kamuoyuna duyurmuştu. Bunu duyurduğu gün dahil ki, bu 3-4 ay gibi fazla uzun olmayan bir zaman dilimi, ortada ne bir yasa ne bir yasayla ilgili çalışma detayı, ne şu ne bu vardı. Daha açık deyişle aslında Anayasa’ya aykırı bir durum net biçimde ortadaydı. Zira bütün hukuki düzen ve durum, futbolla ilgili bütün işlerin Futbol Federasyonu tarafından geçekleştirileceği üzerine kuruluydu. Orada bir değişiklik yapmadan, çıkmamış ve yerine oturmamış bir düzenlemenin tantanasını yapmak ne demek olabilirdi?

İki, her ne kadar işler kamuoyuna “Futbol Federasyonu ile ortaklaşa, anlaşarak ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın da yani devletin de bilgisi dahilinde sürdürülüyor şeklinde “ön bilgilendirme” yapılmışsa da sürecin hiç de öyle barışçıl bir şekilde gitmediği de aşikardı. Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ’ın sık sık futbol düzeninin esasına girerek yorumlar, değerlendirmeler yapması bunu da alenen açıklaması dikkat çekiciydi. “Hakemler şöyle seçilmeli, böyle seçilmeli” gibi, aslında “madem Futbol Federasyonu ile işbirliği halindesiniz, aranızda neden konuşmuyorsunuz da kavga eder gibi sorunları ortalığa döküyorsunuz” denecek, işler yaşadı, yaşanmaya da devam ediyor.

Üç, Fikstür çekimi, yayın ihalesi gibi ana unsurların elinden alınması durumunda Futbol Federasyonu’nun hangi işleri yapacağı da ayrı sorun olmayacak mıydı? Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören bugüne kadar konuyla ilgili radikal açıklama yapmadı ama yolunmuş tavuk gibi kalmış bir oluşumun başında ne kadar kalmak ister ki acaba?

Dört, peki Kulüpler Yasası nerede? Şu aralarda tartışılıyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasalaşmaya yaklaştığının işaretlerinin ortaya çıkması gerekirdi? Bütün başkanlar tarafından mutabakat da sağlanmıştı yapılan açıklamalara göre? O da yok ortalıkta!
Sonuç itibariyle yok, Manchester CEO’su şöyle diyormuş yok Chelsea Genel Müdürü yapılanmamız hakkında Türk futbolunun marka değeri çok arttı açıklamalarında bulunmuş, laf! Gerçek olan halihazırda hiçbir yasal dayanağı olmayan bir şirketleşme, yapılanma, dizayn çalışmaları var, diğer yandan “kapışmaya hazır” ve hatta “birbirlerini tırmıklayan” Federasyon ve Kulüpler Birliği Vakfı adı altında iki kuruluş var, bütün bunlardan “ben ne kaparım” diye tetikte bekleyen bir sürü kulüp ve yöneticileri var. Ki onların tamamının derdi “kopartabilecekleri” rantta. Ve nihayet Fenerbahçe gibi, bütün oldu bittilere kafa tutacak bir güçlü muhalefetin olduğu ayrı bir gerçek!
Şimdi Türkiye iki aydan az kalmış bir zaman dilimi içerinde Fransa’ya gidecek. Bu gerçekten, kelimenin tam anlamıyla “buz dağının görünen yüzü”

Oğul Hasan Özel

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers