TÜRKİYE RUSYA İLİŞKİLERİ RAYINA OTURUYOR MU?

16/10/2016


Yeni bir yaza merhaba demeye hazırlandığımız bu günlerde dünya ve Türkiye her anlamda çok yoğun bir gündemle geçen Mayıs ayını geride bırakıyor. Bir yandan mülteci sorunu, bir yandan İngiltere’nin AB’den ayrılma hazırlıkları, Amerika’da başkanlık seçimi, dünyanın kanayan yarası Ortadoğu, terör gibi birçok gelişme ve ölen on binlerce masum, kadın ve çocuk artık yadırgamadığımız bir gündemin parçası oldular. Tüm bu gelişmeler aslında hiç tamamlanamayan bir yapbozun parçaları iken Türkiye ve Rusya ilişkileri yapbozda yeniden yerine oturmaya çok yaklaştı, en azından şimdilik!

Rusya Devlet Başkanı Putin’in geçen günlerde yaptığı Atina ziyaretinde Türkiye Rusya ilişkileri için söylediği ılımlı sözler ve ilişkileri düzeltmek istediklerini belirtmesi, Türkiye ve Rusya gündeminde kendine yer buldu. Pazartesi günü yapılan bakanlar kurulunun ardından soruları yanıtlayan Numan Kurtulmuş, her iki ülkenin de birbirini gözden çıkaramayacağını belirtti ve Türkiye tarafının ilişkileri düzeltmek adına görüşmeye açık olduğunu açıkça gösterdi. İki ülke ilişkileri için basında yankılanan bu ılımlı hava, hâlâ kesin ve elle tutulur bir neticeye ulaşmış değil.

Rusya’nın ya da Putin’in Türkiye’den somut bir adım beklemesi, Türkiye’nin ise hatalı olmadığını her fırsatta vurgulaması net bir sonucun alınmasını engelliyor. Diğer bir deyişle Rusya’nın özür, tazminat ve sorumluların cezalandırılması isteği, Türkiye’nin ise bu isteklerden bahsetmemesi hâlâ temel sorunun ortadan kaldırılamadığını gösteriyor. Ülke ekonomilerini değerlendiren kuruluşlarının verdiği notlar gibi B- den B+ ya yükselen Türkiye-Rusya ilişkileri, henüz bir harf atlayıp yeni bir seviyeye ulaşabilmiş değil.
Süregiden bu hassas dönemde en büyük cefayı turizm, tarım emekçileri ve Rusya ile ticaret yapan iş adamları çekmekte. Uçak krizinden bu yana geçen kısa zamanda Türkiye, turizm gelirleri ve turist sayılarında önemli kayıplarla karşılaştı. Gelecek 3 ayda da Türkiye’nin, turizm gelirlerindeki düşüşü ve geçen yıla kıyasla oluşan zararı karşılaması mümkün gözükmüyor. Öte yandan son günlerde olumlu gelişmeler alınan tarım sektörü ise, bugüne kadar oluşan meyve sebze ihracatındaki düşüş ve zararın yasını tutmakta haklı.

Türkiye gündeminden uzaklaşıp son gelişmelere daha geniş bir açıyla bakmayı denersek, Putin’in Yunanistan ziyaretinin ülke gündeminde bahsedildiği şekilde Türkiye ile olan ilişkilerindeki ılımlı yaklaşımı göstermek için olmadığını fark edebiliriz. Rusya ve Yunanistan arasındaki resmi görüşmeler, tohumları ekilen ekonomik, ticari ve siyasi iş birliğinin habercisi olabilir. Bölgenin büyük ağabeyi rolünden bir anda uzaklaşan Türkiye içinse; terör, yanı başında savaş, mülteciler, bozulan ikili ilişkiler derken bir sorunlar yumağının içine doğru gidiyor denebilir. Rusya’nın Yunanistan ile görüşmesinin ekonomik yönleri ağır bassa da, bu görüşme ve olumlu hava iki ülke için satranç tahtasında atılmış birer hamle olarak değerlendirilmeli. Küçük bir not olarak belirtmek lazım ki, Rusya-Türkiye ilişkilerinden ötürü turizmde yaşanan kayıpların Rus vatandaşlarının cebinde kalmayacağı kesin. Küreselleşen dünyada, Türkiye’nin kaybettiği turizm payının büyük bir çoğunluğunun, komşu Yunanistan’ın hanesine kazanç olarak yazılmak üzere olduğu da bir gerçek!

Medyada ve siyasilerin konuşmalarında sık sık rastlandığı haliyle; “iki ülkenin birbirini gözden çıkaramayacağı” söylemi bugünün değil 6 ay öncesinin manşeti, sözleri ve gündemi olmalı. Zira, ekonomik ve siyasi çıkarların bu denli paralel gittiği ve kesiştiği küresel dünyada hiçbir ülkenin ilişkisini koparma ve kesme lüksü ve hakkı yok! Rusya ve Türkiye özelinde ise; jeopolitik konumları gereği iki ülkenin yüzyıllardır süren ilişkileri devam etmek zorunda ve devam da edecek. Ancak bu uzun vadeli ilişki için başlangıç, karar alıcıların atacağı ilk cesur adımla yapılabilecek.

Mithat Kemal İman
 

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers