ÜLKEYE HİZMET ETMEK VE DÜNYAYA KATKI SAĞLAMAK: EŞİ GÖRÜLMEMİŞ KÜRESEL DEĞİŞİMLER VE YÜZ YILDA BİR GELEN SALGIN ZAMANINDA ÇİN’İN DİPLOMASİSİ

18/12/2020


Uzmanlar ve Arkadaşlar,

Günaydın! Yılın sonuna gelmişken, uluslararası gelişmelerin ve Çin'in dış ilişkilerinin değerlendirilmesinde tekrar sizlere katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Öncelikle bu fırsatı değerlendirip Çin'in diplomatik çalışmalarına verdiğiniz destek için size teşekkür etmek isterim. Her zaman olduğu gibi, görüş ve önerilerinizi dört gözle bekliyorum.

2020 yılı insanlık tarihinde bir dönüm noktasıdır. COVID-19'un ani saldırısı küresel bir krizi tetikleyerek sınır ötesi seyahatleri durdurdu ve küresel büyümeyi geri vitese kaydırdı. Yeniden dirilen güç politikaları ve Soğuk Savaş zihniyetinin yönlendirdiği anakronistik tek taraflılık ve korumacılık uygulamaları artmaktadır. İnsani gelişme, giderek daha akışkan ve değişen bir dünyada benzeri görülmemiş riskler ve zorluklarla karşı karşıyadır.

Aynı zamanda uluslararası düzenin evrimi de hızlanıyor. Yeni bir bilimsel ve teknolojik devrim ve endüstriyel dönüşüm dönemi ivme kazanıyor. Bir bütün olarak insanlık, sağlık ve güvenlik, barış ve kalkınma, kazan-kazan iş birliği ve ortak bir geleceği kucaklamak için duyulan ihtiyacı daha derin bir şekilde hissetti. Dünya asla eski haline dönmeyecek; insanlık geleceği düşünüyor ve keşfediyor. Bütün ülkeler dayanışma ve bölünme, açıklık ile izolasyon ve iş birliği ile yüzleşme arasında nihai bir karara varmalıdır.

2020 yılı, Çin'in ulusal kalkınmasında bir kilometre taşıdır. Merkezinde Yoldaş Xi Jinping ile ÇKP Merkez Komitesinin güçlü liderliği altında, COVID-19'un yıkıcı etkisiyle ve giderek karmaşıklaşan uluslararası ortamla karşı karşıya kalan tüm ülke, ortak bir amaç için bir araya geldi. Çin, virüsü kontrol altına alan, COVID-19'a karşı uluslararası iş birliği yapan, ekonomiyi güvenli bir şekilde yeniden açan ve ekonomik büyümeyi yeniden sağlayan ilk ülkeler arasındaydı.

Ülke, belirlenen zaman çerçevesi içinde aşırı yoksulluğu sona erdirme, orta derecede müreffeh bir toplumun inşasını bitirmede kesin başarılar elde etme ve ilk yüzüncü yıl hedefini gerçekleştirmeye dair tarihi misyonunu yerine getirme yolunda ilerlemektedir.

19. ÇKP Merkez Komitesinin başarılı Beşinci Genel Kurul Oturumu, Çin'in önümüzdeki beş yıl ve sonrasında kalkınması için büyük bir vizyon ortaya koydu. Tamamen modern bir sosyalist ülke inşa etmeye yönelik yeni bir yolculuğun başlangıcını işaret etti, ileriye dönük zorlukların üstesinden gelmek için güçlü bir ivme sağladı ve Çin ulusunun canlandırılmasına giden yolu çizdi.

2020 yılı, Çin'in dış ilişkileri için çığır açan bir yıldır. Küresel bir vizyona ve büyük bir ülkenin lideri olarak güçlü bir sorumluluk duygusuna sahip olan Başkan Xi Jinping, yoğun bir devlet diplomasisi başkanı olarak görev aldı. Yabancı liderler ve uluslararası kuruluşların başkanları ile 84 toplantı ve telefon görüşmesi gerçekleştirdi ve yenilikçi sanal platform aracılığıyla "bulut diplomasisi" de dahil olmak üzere 22 önemli diplomatik etkinliğe katıldı. Bu, COVID-19 konusunda küresel bir fikir birliği oluşturmaya yardımcı oldu ve Çin'in dış politikası için ileriye giden yolu işaret etti.

Başkanın diplomatik taahhütlerinin rehberliğinde ve COVID-19'a ortak yanıt vermeye odaklanarak, diplomatik hizmette bizler, zorlukların üstesinden gelmek için yolumuza devam ettik. Ülkeye hizmet etmek ve dünyaya katkıda bulunmak amacıyla değişen koşulların bir adım önünde olmak için proaktif adımlar attık. Yeni koronavirüs ve "siyasi virüs" ile aynı anda savaştık ve ulusal çıkarların ve küresel istikrarın korunmasına yeni katkılarda bulunduk. Çabalarımız ve başarılarımız aşağıdaki sekiz alanda yansıtılmaktadır:

İlk olarak, COVID-19'a karşı sağlam uluslararası iş birliği yaptık.

Geçtiğimiz yıl, diplomatik hizmette yer alan bizler, hem Çin'de hem de küresel olarak COVID-19'a karşı mücadeleye aktif olarak katkıda bulunduk ve insanlık için ortak bir geleceği olan ve büyük, sorumlu bir ülke olarak bir topluluğun kurulmasını somut eylemlerle teşvik ettik.

Yurtiçinde, COVID-19'u tamamen kontrol altına aldık. Salgının ilk günlerinde, acil ihtiyacı karşılamak için dünya çapında hayat kurtaran tıbbi malzemelerin temin edilmesine yardımcı olduk.

Küresel olarak artan enfeksiyonlarla birlikte, sınırlarımızda güçlü bir savunma hattı oluşturmak ve zorluklarla COVID-19'u frenlemeyi başardığımız ülkemizi korumak için yurtiçi ve yurtdışındaki Çinli dostlarla birlikte çalıştık.

Ekonomi kademeli olarak yeniden açılırken, sanayi ve tedarik zincirlerini istikrarlı ve açık tutmaya yardımcı olan ve yerel ekonomik canlanmayı ve sosyal kalkınmayı destekleyen, insan ve mal akışı için "hızlı yollar" ve "yeşil şeritler" oluşturmak için yenilikçi yaklaşımlar benimsedik.

Uluslararası olarak, COVID-19 karşıtı iş birliğini aktif olarak teşvik ettik. Çin, en başından beri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve uluslararası toplumla açık, şeffaf, bilime dayalı ve sorumlu bir şekilde çalıştı. Dünyaya ilk vakaları bildiren Çin, o zamandan beri ilk fırsatta genom dizilimi de dahil olmak üzere önemli bilgileri duyurdu, DSÖ'nün lider rolünü sağlam bir şekilde destekledi ve DSÖ ve BM COVID-19 Küresel İnsani Müdahale Planı'na finansman sağladı.

Hiçbir çekincemiz olmadan deneyimlerimizi diğer ülkelerle paylaşmak için uzmanlarla 100'ün üzerinde görüntülü toplantı düzenledik. Tüm ülkeler tarafından erişilebilen Çin'in COVID-19'a Yanıt Deneyimleri için çevrimiçi bir Bilgi Merkezi açarak, sekiz tanılama ve tedavi çözümü sürümü ile önleme ve kontrol protokollerinin yedi sürümünü yayınladık.

Yeni Çin'in kuruluşundan bu yana en büyük küresel insani yardım kampanyasını başlattık. 150'den fazla ülkeye ve dokuz uluslararası kuruluşa yardım sağladık ve ihtiyaç sahibi 34 ülkeye 36 sağlık ekibi gönderdik.

En büyük tıbbi malzeme üreticisi olarak gücümüzden yararlanarak, dünya çapındaki ülkelere 200 milyardan fazla maske, 2 milyar koruyucu giysi ve 800 milyon test kiti sağladık.

Ayrıca, ilaçlar ve aşıların Ar-Ge'si konusunda iş birliğini aktif bir şekilde ilerlettik, diğer ülkelerle ortak önleme ve kontrolü teşvik ettik ve herkes için küresel bir sağlık topluluğu ortaklaşa oluşturmak amacıyla küresel halk sağlığı yönetiminin güçlendirilmesi çağrısında bulunduk.

İkinci olarak, açılımı ve karşılıklı yarar sağlayan iş birliğini daha da genişlettik.

Geçtiğimiz yıl, küresel ekonomi, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana, pandeminin etkisiyle en derin resesyonla karşı karşıya kaldı. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, reformu derinleştirdi ve her yönden açıldı ve küresel iyileşme için ivme ve güven sağlamak için karşılıklı yarar sağlayan iş birliğini aktif olarak sürdürdü.

Çin, kapsamlı bir şekilde reform ve açılma çabalarını hızlandırdı. Yabancı Yatırım Kanunu ve uygulama yönetmeliği yürürlüğe girdi. Yabancı yatırım için ulusal negatif listedeki kalemler daha sonra 33'e, pilot serbest ticaret bölgeleri için 30'a indirildi. Hainan Serbest Ticaret Limanı'nın geliştirilmesi için bir master plan hazırlandı. Shenzhen ve Pudong'da daha fazla reform ve açılım için önlemler alındı. Ve hizmet ticaretinin yaratıcı bir şekilde tanıtımı için daha fazla pilot program yürütüldü. Bu adımlarla Çin kapısını dünyaya daha da açmıştır.

İç sirkülasyonun ana dayanak noktası olduğu, yurt içi ve yurt dışı dolaşımın birbirini güçlendirdiği yeni bir kalkınma paradigması geliştirmek için yola çıktık. Amacımız, iç talebi kuvvetli bir şekilde genişletmek ve iç ve dış dolaşımlar arasında daha derin ve daha geniş bağlantılar kurmaktır. Bu, dünya için daha büyük pazar fırsatları ve uluslararası iş birliği için daha geniş alan sağlayacaktır. Bu aynı zamanda Çin'in açılma ve Çin'deki yeni, daha yüksek standartlı bir açık ekonomiye doğru süreci hızlandırmaya yönelik kazan-kazan stratejisinde yeni boyutlar açacaktır.

Zorluklara rağmen, Çin'in diğer ülkelerle karşılıklı yarar sağlayan iş birliği ilerlemeye devam etti. Bu yılın ilk üç çeyreğinde, Çin ekonomisi, toplam mal ticaretindeki artış ve ödenen yabancı yatırımlardaki kayda değer artışla pozitif büyümeye yeniden başladı. Çin'in bu yıl pozitif büyüme kaydeden ilk büyük ekonomi olması bekleniyor. Bu, küresel iyileşme için önemli bir dayanak sağlayacak, zor kazanılmış bir başarıdır.

Kuşak ve Yol iş birliği, COVID-19’un gölgesinde güçlü bir dirençlilik ve canlılık gösterdi. Bu yılın ilk sekiz ayında, Çin'in Kuşak ve Yol ortaklarıyla ticareti 5,86 trilyon Yuan'a ulaştı ve Çinli şirketler, Kuşak ve Yol ortağı ülkelerde bir önceki yıla göre yüzde 30 daha fazla finansal olmayan doğrudan yatırım yaptı. Kasım ayı başlarında, Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi 10.000'den fazla hizmeti tamamladı ve geçen yıla göre en az yüzde 50 daha fazla yük taşıdı. Ekspres, rotaları boyunca ülkelerin ortak COVID yanıtlarını güçlü bir şekilde destekleyen çelik bir deve kervanına benzetildi. Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Üst Düzey Video Konferansı verimli sonuçlar verdi. Katılımcılar, yüksek kaliteli Kuşak ve Yol İşbirliğine yönelik bir yapı taşı daha ekleyerek bir Sağlık İpek Yolu için çalışmayı kabul ettiler. 150'den fazla ülke ve bölgeden 3.600'den fazla firmanın katıldığı üçüncü Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nı başarıyla gerçekleştirdik. Çin, Expo'yu düzenleyerek, ekonomik toparlanmasının ve açılımının yarattığı faydaları ve fırsatları dünya ile paylaşmış ve herkes tarafından paylaşılan ve herkesin erişebileceği bir dünya pazarı olduğunu göstermiştir.

Üçüncü olarak; küresel istikrar için güçlü destek sağladık.

Geçtiğimiz yıl boyunca Çin, diğer büyük ülkelerle ilişkilerini geliştirmek ve genel istikrar ve dengeli kalkınma içeren bir ana ülke ilişkileri çerçevesi geliştirmek için aktif çabalar gösterdi.

Devlet Başkanı Xi Jinping, bu yıl Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dört telefon görüşmesi yaparak Çin-Rusya kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığının yeni bir dönem için büyümeye devam etmesine rehberlik etti. İki ülke birbirine salgın önleyici malzemeler ve tıbbi yardım sağladı ve COVID-19'a karşı uluslararası iş birliğini ortaklaşa teşvik etti. İki taraf arasındaki pratik iş birliği derinleşmeye devam etti. Birkaç büyük projede istikrarlı ilerleme kaydedildi. Bilimsel ve Teknolojik İnovasyon Yılı resmi olarak başlatıldı. İki taraf, II.Dünya Savaşı'nın zaferle sonuçlanan sonuçlarını savunmak ve uluslararası adalet ve adaleti desteklemek için birlikte çalıştı ve küresel stratejik istikrarı korumada önemli oyuncular olarak hareket ederek, dış müdahalelere ve damgalanmaya karşı birbirlerini sıkı bir şekilde destekledi.

Bu yıl, Çin ile AB arasındaki diplomatik ilişkilerin 45. yıldönümü. Çin ve AB liderleri, koordinasyon ve iş birliğini güçlendirmek, stratejik karşılıklı güveni derinleştirmek, çok taraflılığı sıkı bir şekilde desteklemek ve küresel zorluklarla birlikte mücadele etmek konusunda anlaştılar. İlk üç çeyrekte Çin, ilk kez AB'nin en büyük ticaret ortağı oldu. İki taraf, fikri mülkiyetin korunmasına olan ortak bağlılıklarının bir göstergesi olan coğrafi işaretlerle ilgili anlaşmayı imzaladı. İki taraf, biri çevre ve iklim, diğeri dijital iş birliği olmak üzere iki yeni üst düzey diyalog mekanizması kurmaya ve yeşil ve dijital iş birliği için ortaklıklar kurmaya karar verdi. Bu alanlarda iki taraf arasında daha yakın ortaklık, Çin-AB kapsamlı stratejik ortaklığına yeni boyutlar katacaktır. Çin-AB yatırım anlaşmasına yönelik müzakereler son aşamaya girdi ve her iki taraf da müzakereleri bu yılın sonuna kadar tamamlamak için çalışıyor.

Bu yıl, Çin-ABD ilişkileri, kırk yıldan fazla bir süre önce diplomatik bağların kurulmasından bu yana en zorlayıcı durumlarla karşı karşıya geldi. Dünyanın en çok dayanışma ve iş birliğine ihtiyacı olduğu dönemde ABD, uluslararası sistemde en yıkıcı faktör haline gelen tek taraflılık yoluna yöneldi. Kişisel çıkarları ve siyasi önyargıları dışında, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı insanlar, Çin'i karalamaya ve bastırmaya, haksız yaptırımlar uygulamaya ve hatta dünyayı yeni bir Soğuk Savaş’a sürükleme çalışarak ideolojik çatışmaya girişmeye çalıştılar.

Bu nahoş hareketler artık durmalı. Aksi takdirde, ABD'nin itibarına zarar verecek, dünya barışını ve istikrarını tehlikeye sokacak ve nihayetinde dünya insanları ve tarih tarafından reddedilecekler. Çin-ABD ilişkileri ikili kapsamın çok ötesine geçen bir karmaşıklık gösteriyor; bu artık çok taraflılık veya tek taraflılık, ilerleme veya gerileme ve adalet veya hegemonya meselesi haline geldi. Çin'in savunduğu şey sadece kendi meşru hakları ve çıkarları değil, aynı zamanda tüm ülkelerin ortak ve uzun vadeli çıkarlarıdır. Çin'in koruduğu şey yalnızca Çin-ABD etkileşimlerinin temelini oluşturan siyasi temel değil, aynı zamanda tüm ülkeler için geçerli olan uluslararası ilişkileri düzenleyen temel normlardır. Çin'in savunduğu şey sadece kendi meşru önermeleri değil, aynı zamanda dünyanın adaleti ve adaletidir.

Dördüncü olarak, komşularla ortak bir geleceğe sahip bir topluluk oluşturmada sağlam adımlarla ilerledik.

Geçtiğimiz yıl, dostluk, samimiyet, karşılıklı yarar ve kapsayıcılığı savunan komşuculuk diplomasisini kılavuz alarak Çin, COVID müdahalesi ve diğer birçok alanda komşu ülkelerle proaktif olarak iş birliği yürüttü. Bu tür bir iş birliği, ortak bir geleceğe sahip bir topluluk oluşturmada sağlam adımlar atarak, yakınlaşan çıkarlara ve halklar arası daha yakın bağlara önemli anlamda katkıda bulunmuştur.

Yeni Japon hükümeti kurulduktan sonra, Başkan Xi Jinping ve Başbakan Yoshihide Suga, Çin-Japonya ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde iyileştirilmesi ve geliştirilmesi konusunda yeni ve önemli bir ortak anlayışa ulaştı. İki ülke, Tokyo Olimpiyat Oyunlarına ve Pekin Olimpik Kış Oyunlarına ev sahipliği yapmak için birbirlerini destekleyecek ve ciddiyetle yeni çağın çağrısını karşılayan bir Çin-Japonya ilişkisi inşa edecek.

Çin, önemli komşusu Hindistan ile barış içinde bir arada yaşama ve karşılıklı yarar sağlayan iş birliğine değer veriyor. İki ülke stratejik iletişimi sürdürdü. Çin, Çin-Hindistan ilişkilerini doğru yönde yönlendirme çabasıyla sınır anlaşmazlıklarını kararlılıkla ve gereğine uygun bir şekilde ele aldı.

Çin ve Güney Kora, stratejik iş birliği ortaklığını yeni bir boyuta taşıyarak COVID müdahalesi ve ekonomik yeniden açılış dahil olmak üzere çeşitli alanlarda etkili bir şekilde birlikte çalıştı.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Çin-Myanmar diplomatik ilişkilerinin 70. yıldönümü vesilesiyle Myanmar'ı ziyaret etti. İki taraf, ortak bir geleceği olan bir Çin-Myanmar topluluğu inşa etme konusunda önemli bir fikir birliğine vardı ve milenyumun "pauk-phaw" (Çin-Myanmar kardeşlik) bağlarında yeni bir sayfa açılmasının müjdesini verdi.

Çin, Asya-Pasifik iş birliğinde önemli ilerlemeler kaydedilmesine olanak sağladı. APEC Ekonomik Liderler Toplantısında, Başkan Xi Jinping, ortak bir geleceğe sahip bir Asya-Pasifik topluluğu oluşturmak için ortak çaba çağrısında bulunarak bölgedeki iş birliğinin yönünü belirledi. Başbakan Li Keqiang liderlerin Doğu Asya iş birliği toplantılarına katıldı ve en büyük nüfusu ve en büyük ekonomik toplamı kapsayan dünyanın en umut verici STA'sını oluşturma sürecini başlatan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığın (RCEP) imzalanmasına tanık oldu. Çin ayrıca, Asya-Pasifik Serbest Ticaret Alanını inşa etmekle ilgilenen ülkelerin güvenini güçlü bir şekilde artıran Trans-Pasifik Ortaklığı için Kapsamlı ve Aşamalı Anlaşmaya (CPTPP) katılmayı olumlu bir şekilde değerlendireceğini açıkladı.

Çin ve ASEAN, birbirlerinin en büyük ticaret ortakları olma yolunda tarihi bir atılım yaptı. İki taraf, Halk Sağlığı Acil Durumları için Çin-ASEAN İrtibat Mekanizmasının kurulmasını ve Çin-ASEAN ilişkilerini en başarılı ve dinamik bölgesel iş birliğinin güzel bir örneği haline getirmeye çalışan bir tıbbi malzeme rezervinin kurulmasını önerdi.

Çin, Japonya ve Güney Kore, bölgesel ekonomik iş birliğini daha yüksek bir seviyeye çıkartarak, bölgesel ekonomik faaliyetlerin canlandırılmasında iş birliğini güçlendirmiş ve üçlü serbest ticaret müzakerelerini istikrarlı bir şekilde ilerletmiştir.

Şangay İşbirliği Örgütü (SCO), COVID-19'u kontrol altına alma, bölgesel güvenliği koruma ve ekonomik büyümeyi teşvik etme hususlarında iş birliğini derinleştirdi. Çin ve beş Orta Asya ülkesi, Çin-Orta Asya ilişkilerini güçlendirmek için yeni bir çatı olarak "Orta Asya Artı Çin" (C5 + 1) dışişleri bakanları düzeyindeki toplantılarını başlattı.

Çin, sıcak nokta sorunlarını çözmek için aktif olarak Çin özelliklerine sahip yaklaşımları araştırmaktadır. Çok taraflı diplomasinin önemli bir başarısı olan Ortak Kapsamlı Eylem Planını (JCPOA) kesin bir şekilde savunurken, İran'ın nükleer meselesiyle ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı ABD hamlelerine karşı uluslararası topluma katıldık. Çin, Körfez bölgesi için çok taraflı diyalog için yeni bir platform inşa etmek için yapıcı bir teklif ortaya koydu.

Çin, Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılması ve yarımadada kalıcı barış ve güvenliği gerçekleştirme nihai amacı ile bir barış mekanizmasının kurulması gibi iki hedefe ulaşmak için aşamalı ve senkronize yaklaşımı savunmaya devam etti.

Çin, Afganistan'ın ulusal uzlaşması konusunda ve bölgesel oyuncular arasında Afgan sorunu konusunda fikir birliği oluşturulmasını kolaylaştırdı ve Afganistan içi müzakerelerin ilerlemesini destekledi.

Çin, Bangladeş ile Myanmar arasında anlaşmazlıkları çözmede arabuluculuk yaptı ve kuzey Myanmar'da genel istikrarın korunmasına yardımcı oldu.

Beşinci olarak, gelişmekte olan dünyanın ortak çıkarlarını koruduk ve genişlettik.

Geçtiğimiz yıl, kendi çıkarlarının ötesinde daha büyük iyiliğin peşinde koşan Çin, virüsle savaşmak, ekonomik iyileşmeyi desteklemek ve ortak bir geleceği kucaklamak için diğer gelişmekte olan ülkelerle yakın bir şekilde çalıştı. Böylesi bir dayanışma ve iş birliği, büyük bir sınav verdi ve bu sınavda yeni bir dayanma gücü gösterdi.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Afrikalı liderler, iyi bir karşılıklı yardım geleneğini ileriye taşıyarak ve geliştirerek COVID-19'a Karşı Dayanışma üzerine başarılı bir Olağanüstü Çin-Afrika Zirvesi düzenlediler. İki taraf, sağlık sektöründeki programlara öncelik vererek FOCAC Pekin Zirvesi'nde duyurulan sekiz büyük girişimin uygulanmasını hızlandırdı.

Çin-Arap Devletleri İşbirliği Forumu'nun dokuzuncu Bakanlar Konferansı toplandı ve bu sırada tüm taraflar Çin ve Arap devletleri için ortak bir geleceği olan bir topluluk oluşturmayı kabul ederek Çin-Arap ilişkilerinde daha parlak beklentiler oluşturdu.

Çin ve Latin Amerika ve Karayipler (LAC) ülkeleri, COVID-19 ile ilgili Dışişleri Bakanları Özel Video Konferansı düzenledi ve COVID-19 ile Mücadele için Çin-LAC Özel Kredisi başlatıldı. Bu tür ortak çabalar, Çin ile LAC ülkeleri arasındaki dayanışmayı ve dostluğu gözler önüne serdi.

Çin, virüsü yenmelerine ve zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için ihtiyaç halindeki gelişmekte olan ülkelere tıbbi uzman ekipleri gönderdi. Çin, gelişmekte olan ülkelerde aşı erişilebilirliğine ve karşılanabilirliğine bir katkı sağlamak amacıyla, aşıların geliştirilmesi ve dağıtımından sonra aşıları küresel bir kamu malı haline getirme sözü verdi.

Çin, G20 Borç Hizmeti Askıya Alma Girişimi'nin (DSSI) formüle edilmesinde aktif bir rol üstlendi ve DSSI'ye uygun tüm borç hizmeti askıya alma taleplerini uygulayarak erteleme miktarı açısından G20 üyeleri arasında ilk sırada yer aldı.

Çin, BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündeminin uluslararası toplum tarafından ciddi bir şekilde uygulanmasını teşvik etti ve Birleşmiş Milletler Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması ve Güney-Güney İşbirliği Üst Düzey Video Konferansına ev sahipliği yaptı. Tarım, eğitim, kadın ve çocuk, iklim değişikliği gibi alanlarda uluslararası iş birliğini derinleştirdik. Bu çabalar, gelişmekte olan ülkelerin dayanışmasını ve ilerlemesini destekleme ve gelişmekte olan dünyanın ortak çıkarlarını sürdürme konusundaki inancımızı tam olarak kanıtlamaktadır.

Altıncı olarak, küresel yönetişim sistemi reformuna aktif olarak katıldık.

Geçtiğimiz yıl, küresel yönetişimde zorlu rüzgarlara ve aksaklıklara tanık oldu. Böyle bir arka plana rağmen Başkan Xi, başlıca çok taraflı toplantılara katılırken Çin'in küresel yönetişim konusundaki bakış açılarını kapsamlı ve sistematik bir şekilde açıkladı ve Çin'in küresel zorluklarla aktif bir şekilde mücadele konusundaki önerilerini ortaya koydu.

Uluslararası toplumun geri kalanıyla birlikte, uluslararası hukuk tarafından desteklenen uluslararası düzeni, BM’i merkez kabul ederek uluslararası sistemi ve Dünya Ticaret Örgütü’nü (WTO) mihenk taşı kabul ederek çok taraflı ticaret rejimini sıkı bir şekilde savunduk. Tarihin gidişatını takip ederek, BM'nin bölgesel ve uluslararası ilişkilerdeki uygun rolünü desteklemeye, uluslararası ilişkilerde daha fazla demokrasiyi savunmaya ve ekonomik küreselleşmeyi herkes için daha açık, kapsayıcı, dengeli ve faydalı hale getirmeyi savunmaya devam ettik. Çin, iklim değişikliğiyle ilgili uluslararası iş birliğini sorumlu bir şekilde yürüttü. Küresel ekolojik korumaya katkıda bulunmaya hazır olduğumuzu göstererek, 2030'dan önce CO2 salınımlarını tepe noktasına ulaştırmak için çaba göstereceğimizi ve 2060'tan önce karbon nötrlüğüne ulaşacağımızı duyurduk.

Doğuş sürecindeki alanlarda uluslararası kural koymaya da aktif olarak katıldık. Küresel Veri Güvenliği Girişimi'ni yayınlayarak, siber güvenlikle ilgili uluslararası endişeleri gidermeyi amaçlıyoruz. Barış, güvenlik, açıklık ve iş birliğini içeren uluslararası bir siber alanı teşvik etmek için diğer ülkelere katılacağız.

Yedinci olarak, ulusal çıkarlarımızı ve itibarımızı sıkı bir şekilde koruduk.

Geçtiğimiz yıl, bağımsız bir dış barış politikasına bağlı kalarak, Çin halkının seçtiği yolu ve sistemi sağlam bir şekilde koruduk ve ülkemizin egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma menfaatlerini savunduk.

COVID-19'u herhangi bir şekilde siyasallaştırmaya veya damgalamaya karşı net bir tutum aldık ve "siyasi virüsün" küreselde yayılmasını engelledik. Çin'in sistemine ve yoluna yönelik iftiralara ve karalamaları geri püskürttük ve partinin ve ülkenin siyasi otoritesinin ve sisteminin güvenliğini kararlılıkla savunduk. Tayvan, Hong Kong, Xinjiang ve Tibet ile ilgili hususlar aracılığıyla Çin'in içişlerine dış güçlerin müdahale girişimlerini karalılıkla yendik ve ülkemizin egemen bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruduk. Adalet bizim tarafımızda olarak, çeşitli dezenformasyon türlerini kınadık ve nesnel ve doğru bir tarihsel anlatıyı sunmak ve kayıt altına almak için günah keçisi arama ve suçu değiştirme girişimlerini açığa çıkardık. Ulusal güvenlik adına tek taraflı yaptırımlara ve sözde uzun kollu yargı yetkisine karşı sağlam önlemler aldık ve ulusal itibarımızı ve şirketlerimizin ve vatandaşlarımızın meşru hak ve menfaatlerini koruduk.

Sekizinci olarak, diplomatik çalışmalarla halkımıza gönülden hizmet ettik.

Geçtiğimiz yıl boyunca, çalışmalarımızda insan odaklılık ilkesine bağlı kaldık ve salgından etkilenen yurtdışındaki her vatandaşın güvenliği ve iyiliği için her türlü ilgi ve alakayı gösterdik. ÇKP Merkez Komitesinin ve Devlet Konseyi'nin ilgisini ve ilgisini yurtdışında yaşayan, çalışan veya okuyan tüm Çin vatandaşlarına iletmek amacıyla dünya çapında konsolosluk korumasını hızla harekete geçirdik ve gerçekleştirdik.

Ev sahibi ülkelerin hükümetlerini, memleketlerinden uzakta olan Çin vatandaşlarının karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmeye önem vermeye çağırdık, enfekte olanların tedavisine anında destek sunduk ve bu amaçla çevrimiçi tele-tıp platformları kurduk. Yurtdışındaki diplomatlarımız, hemşerilerine, "Büyükelçilik her zaman yanınızda olacak. Bunu birlikte atlatacağız" dediler.

Her türlü zorluğun üstesinden gelerek, yurtdışında yaşayan Çinli öğrencilere 1,2 milyondan fazla sağlık kiti teslim etmeyi başardık, yurtdışındaki Çinlilere, 100'den fazla ülkede, acil tıbbi malzeme gönderdik ve mahsur kalan Çin vatandaşlarını eve getirmek için 350'den fazla özel uçuş düzenledik. Kasım ayında Etiyopya'da askeri çatışmalar patlak verdiğinde, oradaki 630 Çinli vatandaşın hepsini 17 gün içinde güvenli bölgelere başarıyla tahliye ettik. 2020'nin başından bu yana, konsolosluk koruma yardım hattımız “12308” 7/24 hizmet veriyor. Geçen yılın aynı dönemine göre üç kat daha fazla çağrılara baktı, ve yoğun zamanlarda dakikada 10'dan fazla çağrı aldı. Denizaşırı Çinlileri anavatanlarına bağlayan sevgi bağı artık dünyanın her köşesine yayıldı.

Uzmanlar ve Arkadaşlar,

Çin Komünist Partisi 2021 yılında 100. yıldönümünü kutlayacak ve 14. Beş Yıllık Planımız başlayacaktır. Çin, tamamen modern bir sosyalist ülke inşa etme ve ikinci yüz yıl hedefini gerçekleştirme yolunda yeni bir yolculuğa çıkacak.

ÇKP tazelik dolu bir asırlık dönüm noktasına ulaşırken, dış hizmet olarak üzerimizde önemli görevlerimiz var. Uluslararası durum nasıl gelişirse gelişsin, Çin'in diplomasisi, yoldaş Xi Jinping ile birlikte ÇKP Merkez Komitesinin güçlü liderliği altında ilerlemeye devam edecektir. Çin halkına mutluluk getirme ve insanlığın ilerlemesine katkıda bulunma hedeflerimize sadık kalacağız. Barış, kalkınma ve kazan-kazan iş birliği bayrağını yüksek tutacak, barışçıl kalkınma yoluna sadık kalacağız ve diğer ülkelerle samimiyetle dostluk ve iş birliğini sürdüreceğiz. Xi Jinping'in Diplomasi Üzerine Düşüncesi eşliğinde, yeni fırsatları keşfetmek, krizlerin ve değişimlerin ortasında yeni zeminler açmak, yeni dönemde Çin karakteristikleriyle büyük ülke diplomasisinde çok yönlü ilerlemeyi sürdürmek, yeni bir uluslararası ilişkiler türünü teşvik etmek ve insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir topluluk kurmak için kararlı bir şekilde ilerleyeceğiz.

İlk olarak, Çin'in kalkınma stratejilerine hizmet etmek için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Çin gelişmekte olan bir ülke olmaya devam ediyor. Öncelikli görevimiz gelişimi ve gençleşmeyi hızlandırmak ve nihai hedefimiz insanlarımıza daha iyi bir yaşam sunmaktır. Çin'in yeni gelişim aşamasının özellikleri hakkında keskin bir farkındalık yaratacağız, yeni kalkınma felsefesini destekleyeceğiz, yeni bir kalkınma paradigmasını teşvik etmek ve 14. Beş Yıllık Planı uygulamak için uygun bir dış ortam yaratacağız. Hem normalleştirilmiş salgın kontrolü hem de ekonomik ve sosyal kalkınma için çalışmaları aktif olarak destekleyeceğiz. Seyahat için daha fazla "hızlı yol" ve kargo gönderileri için "yeşil yol" açmak, daha fazla ülke ile ortak pandemi müdahale mekanizmaları oluşturmak ve ekonomik yeniden açılma konusunda iş birliğini hızlandırmak için çaba gösterileceğiz. Dış hizmet ve dışişlerini ele alan diğer bölümler arasındaki koordinasyonu geliştireceğiz, Çin eyaletlerinin kendi kaynaklarını ve güçlü yanlarını kullanmada destekleyeceğiz ve Çin'in genel dış politika çıkarlarına aktif olarak hizmet edeceğiz. COVID-19 testinden daha güçlü çıkan Çin eyaletlerini ve ekonomik açıdan önemli bölgeleri sunmak, ülkemizin ve farklı bölgelerinin açılması ve geliştirilmesi için dünya ile köprüler kurulmasına yardımcı olmak için yeni bir etkinlik turuna ev sahipliği yapacağız.

İkinci olarak, küresel ekonomik iyileşmeyi kolaylaştırmak için çaba göstereceğiz. Çin, dünyaya kapısını daha geniş açmaya, devasa pazarının gücünden ve iç talebin potansiyelinden tam olarak yararlanmaya ve kendi ekonomik kalkınmasıyla küresel toparlanmaya önemli katkılar sağlamaya devam edecek. Her tür korumacılığa karşı çıkacak ve direneceğiz, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarlı ve sorunsuz çalışmasını teşvik edecek ve açık bir dünya ekonomisi inşa etmek için tüm ülkelerle birlikte çalışacağız. Yüksek kaliteli Kuşak ve Yol iş birliğini şiddetle ilerleteceğiz, sağlık İpek Yolu, dijital İpek Yolu ve yeşil İpek yolunun gelişimini hızlandıracağız ve daha fazla ülkeye ve insana fayda sağlayacağız.

Üçüncü olarak, uluslararası ilişkilerde yeni bir modeli savunacağız. Çin-Rusya kapsamlı stratejik koordinasyonunu derinleştirecek, her alanda ve her düzeyde ikili stratejik koordinasyonu geliştirecek ve dünya barışı ve güvenliğinin yanı sıra küresel stratejik istikrar için ortak temel direkler inşa edeceğiz. Çin ve Avrupa arasındaki stratejik güveni artıracak, çok taraflılığı koruma, serbest ticareti sürdürme ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda fikir birliği oluşturacak ve dijital ekonomi, yeşil kalkınma ve diğer gelişmekte olan sektörler üzerindeki pratik iş birliğini genişleteceğiz.

Çin-ABD ilişkileri yeni bir tarihsel dönüm noktasına geldi. Her iki halkın temel çıkarlarını ve tüm dünyanın ortak yararını akılda tutarak, iki tarafın diplomatik bağların kurulmasından bu yana iki ülke arasında karşılıklı yarar sağlayan iş birliği deneyimini gözden geçirmesi, son yıllarda ikili ilişkilerde yaşanan aksaklıklardan alınan dersler üzerinde derinlemesine düşünmek ve ikili ilişkilerin sağlam ve istikrarlı bir şekilde büyümesi için stratejik bir çerçeve oluşturmak gerekmektedir. Bu hedefe ulaşmak için iki ülkenin ortak çaba sarf etmesi gerekiyor. İlk önce, diyaloğu yeniden açmamız gerekiyor. Diyalog ve iletişim, iç ve dış politikaların yanı sıra birbirlerinin stratejik amaçlarını doğru algılamanın etkili yollarıdır. Çin, samimi, derinlemesine ve yapıcı değişimleri teşvik etmek için her düzeyde ve her alanda ABD ile eşit zeminde diyaloglar açmaya hazırdır. İki ülke, farklılıkları ayırırken ortak bir zemin aramalı ve farklılıklarını ihtiyatlı bir şekilde yönetmelidir. İkinci olarak, iş birliğini yeniden başlatmamız gerekiyor. Karşılıklı yarar sağlayan iş birliği, Çin-ABD ilişkilerinin dayanağı ve güçlendiricisidir. Her iki tarafın da virüsü yenmek için COVİD-19 tepkilerini koordine etme ve iş birliği yapma zamanı. Aynı zamanda, her iki ülke de küresel ekonomi, iklim değişikliği, terörle mücadele, siber uzay ve diğer önemli konularda iletişimi hızlandırmak ve küresel barış, istikrar ve ekonomik iyileşme için daha fazla kamusal mal sağlamakla yükümlüdür. Üçüncü olarak, güveni yeniden inşa etmemiz gerekiyor. Karşılıklı güven, ikili bağların sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde büyümesinin ön şartıdır ve güven ancak nesnel ve rasyonel algılara dayanabilir. ABD tarafı, Çin'i bir tehdit olarak görmek yerine doğru stratejik perspektife oturtmalı ve Çin'in gelişimini olumlu ve yapıcı bir şekilde görmelidir. Çin her zaman, her iki ülkenin de objektif ve rasyonel bir tutum benimsemesi ve daha fazla karşılıklı anlayış ve çıkarların daha geniş bir yakınsaması arayışında olduğu sürece, bu dünyada farklı sosyal sistemlere ve kültürel geçmişlere sahip ülkeler arasında barış içinde bir arada yaşamanın yolunu bulabileceğimize inanmaktadır.

Dördüncü olarak, uluslararası ve bölgesel iş birliğini daha da derinleştireceğiz. ŞİÖ'nün 20. yıldönümünü kutlarken, Şangay Ruhunu ileriye taşıyacak ve bölgedeki olumlu istikrar ve iş birliği ivmesini pekiştirip güçlendireceğiz. RCEP anlaşmasının erken yürürlüğe girmesi için çalışacak, karşılıklı fayda sağlayan Çin-Japonya-Güney Kore iş birliğini teşvik edecek ve Lancang-Mekong İş birliği Ekonomik Kalkınma Kuşağı'nın inşasını ilerleteceğiz. COVAX'ta aktif bir rol alacak, Çin COVID-19 aşılarını paylaşma taahhüdümüzü yerine getirecek, küresel bir kamu yararı olarak ve herkes için küresel bir sağlık topluluğu oluşturmak için çalışacağız. Gelişmekte olan ülkelerde yoksulluğun azaltılmasına, borçların azaltılmasına ve doğal afetlerin azaltılmasına katkıda bulunacağız ve gelişmekte olan diğer ülkeleri kendi kendini geliştiren kalkınma için kapasite geliştirme konusunda aktif olarak destekleyeceğiz.

Beşinci olarak, proaktif olarak küresel yönetişim reformuna katılacağız. Önümüzdeki yıl, Çin'in BM'deki yasal koltuğunun restorasyonunun 50. yıl dönümü ve DTÖ'ye katılımının 20. yıldönümü. Çok taraflılığı sürdürmeye, açıklık ve kapsayıcılık ilkelerini takip etmeye, karşılıklı fayda sağlayan iş birliği yapmaya ve zamanla ilerlemeye devam edeceğiz. Uluslararası ilişkilerde BM'nin merkezi konumunu ve rolünü tam anlamıyla hayata geçirmeyi ve DTÖ'nün etkililiğini ve otoritesini güçlendirmeyi destekliyoruz. Küresel yönetişim sistemi reformuna aktif olarak katılacağız ve küresel dijital yönetişim ile ilgili kuralları formüle etmek ve küresel yönetişim sistemini herkes için daha adil, makul, kapsayıcı ve faydalı hale getirmek için tüm taraflarla birlikte çalışacağız.

Altıncı olarak, ülkeler arasında karşılıklı anlayışı teşvik edeceğiz. Çin dünyanın geri kalanı ile dostane etkileşimleri artıracaktır. Tüm ülkeleri farklılıkların üstesinden gelmeleri, ortak kalkınma arayışına ve medeniyetler arasındaki değişimi, karşılıklı öğrenmeyi ve uyumu kolaylaştırmaya çağırıyoruz. ÇKP'nin tarihi 100. doğum gününü kutlarken, ÇKP'nin yönetim geçmişini, Çin halkının Çin rüyasına yönelik olağanüstü yolculuğunu ve Çin'in barışçıl kalkınma taahhüdünü dünyaya daha iyi aktaracağız. Daha iyi iletişim yoluyla, dünyanın ÇKP'ye daha objektif bir bakış açısı ve Çin özelliklerine sahip sosyalizmin daha doğru anlaşılmasını umuyoruz. Çin, dünyanın geri kalanıyla karşılıklı anlayışı geliştirmeye ve Çinliler ile dünyadaki halklar arasındaki karşılıklı güveni artırmaya devam edecek.

Yedinci olarak, insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir topluluk oluşturmak için sürekli çaba göstereceğiz. Devlet Başkanı Xi Jinping, birçok durumda insanlık için ortak bir geleceği olan bir topluluğun inşası üzerinde durdu ve bu vizyonun derin çağrışımlarını daha da ortaya koydu. Bu toplumu tanıtma eylemleri de devam etmektedir. Ulusal düzeyde, Çin giderek daha fazla ortakla ortak bir geleceğe sahip ikili topluluklar oluşturuyor. Bölgesel düzeyde, Çin, komşusu ve Asya-Pasifik'te ortak bir geleceğe sahip topluluklar inşa etme konusunda ilgili taraflarla ve ASEAN, Afrika, Arap ülkeleri ve Latin Amerika ve Karayip ülkeleri ile anlaşmaya varmıştır. Küresel düzeyde, Çin'in siber uzay, nükleer güvenlik, okyanus ve sağlık alanlarında ortak bir geleceği olan topluluklar inşa etme önerileri sıcak karşılandı. İnsanlık için ortak bir geleceği olan bir topluluk vizyonunun başlangıcı ve tanıtımı, zamanın gelişme yönünü ve dünyanın dört bir yanındaki insanların ortak isteklerini yansıtıyor ve giderek daha geniş bir anlayış ve destek kazanıyor. Tüm ülkeleri ideoloji, sosyal sistemler ve gelişme aşamalarındaki farklılıkların üzerine çıkmaya, tek vatanımız olan Dünya gezegenini birlikte korumaya, hepimizin paylaştığı barış, kalkınma, eşitlik, adalet, demokrasi ve özgürlük değerlerini sürdürmeye çağırıyoruz ve kalıcı barış, evrensel güvenlik ve ortak refahın olduğu açık, kapsayıcı, temiz ve güzel bir dünya için birlikte çalışmaya çağırıyoruz.

Uzmanlar ve Arkadaşlar,

Tıpkı gecenin şafağın doğmasını engelleyememesi gibi kış da baharın gelişini asla engelleyemez. İnsanlığın önüne ne düşmanlar çıkarsa çıksın, tarihin çarkları daima ileriye gidecek ve hiçbir şey zamanın karşı konulamaz gidişatını durduramaz. Çin her zaman olduğu gibi uluslararası ilişkilerde tarihin haklı tarafında ve adaletin yanında yer alacak ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için tüm ülkelerle birlikte çalışacaktır. Dış ilişkilerini sürdürürken Çin, ülke ve dünya için sorumluluklarını omuzlamaya devam edecek ve Çin ulusunun gençleşmesine ve insanlık için ortak bir geleceği olan bir topluluğun inşasına yeni ve daha büyük katkılarda bulunacaktır.

Teşekkür ederim!

Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin 2020'de Uluslararası Durum ve Çin'in Dış İlişkileri Sempozyumu Konuşması

Beijing, 11 Aralık 2020

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers