YILDIRIM-MAY ORTAK BASIN TOPLANTISI

29/01/2017


 

ANKARA (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkma kararına ilişkin, "Bu yeni duruma göre, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin de Avrupa Birliği'nden bağımsız olarak nasıl geliştirileceği yönünde bir çalışma başlatılmasına karar verdik. Bu çalışma, çıkış süreciyle eş zamanlı yürüyecek. Çıkış tamamen gerçekleştiğinde de İngiltere ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması için ilgili bakanlar karşılıklı çalışmalarını sürdürecekler." dedi.

Başbakan Yıldırım ile İngiltere Başbakan Theresa May, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Toplantıda konuşan Yıldırım, İngiltere'nin AB'den bir referandumla çıkma kararı aldığını hatırlatarak, "Bu kararın gereğinin yerine getirilmesi Sayın Başbakan'ın önündeki en önemli konulardan biri. Dolayısıyla bu yeni duruma göre, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin de Avrupa Birliği'nden bağımsız olarak nasıl geliştirileceği yönünde de bir çalışma başlatılmasına karar verdik. Bu çalışma çıkış süreciyle eş zamanlı yürüyecek. Çıkış tamamen gerçekleştiğinde de İngiltere ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması için ilgili bakanlar karşılıklı çalışmalarını sürdürecekler." diye konuştu.

Bu konuda Ekonomik ve Ticaret Ortaklığı Komitesinin toplantılara başladığını anlatan Yıldırım, toplantıların ileriki süreçte de devam edeceğini söyledi.

İngiltere ve Türkiye arasındaki ilişkilerin sadece ticaretle sınırlı olmadığını ifade eden Yıldırım, iki ülkenin nüfusu, imkanları ve Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafya düşünüldüğünde ticaret potansiyelinin daha fazla olduğunu bildirdi.

Yıldırım, iki ülke arasında daha büyük hacimlerde ekonomik iş birliği ve yatırım fırsatları olduğunun altını çizerek, "Üçüncü ülkelerde müşterek yapılabilecek çok iş var. Bütün bunları Sayın Başbakan ile konuşma fırsatı bulduk ve aynı düşüncelere sahip olduğumuzu, memnuniyetle gördük." dedi.

Türkiye'de, İngiltere menşeili 3 bine yakın şirket olduğuna dikkati çeken Yıldırım, Türkiye'nin ekonomisine, istihdamına katkı sağlayan bu şirketlere her türlü desteğin verildiğini aktardı.

Türkiye'deki firmaların da İngiltere'de yatırımları bulunduğuna işaret eden Yıldırım, "Bunların sayısını daha da artırmayı arzu ediyoruz. Gerçi kısa vadede 20 milyar dolar karşılıklı ticaret hedefi koyduk ama zaten 16 milyarı bulmuş durumda. Eminim ki kısa sürede bu hedefi büyütme ihtiyacı doğacak. Bunun için de biraz daha fazla gayret göstermemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

 "Yine gelirse yine alacağız"

Başbakan Yıldırım, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Yıldırım, yabancı bir gazetecinin, "Türkiye diğer bütün ülkelerden çok daha fazla mülteciye ev sahipliği yaptı ve Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkenin Başbakanı olarak sizler, başka bir NATO üyesi ülkenin mültecileri yasaklaması sonrasında ne hissettiniz?" sorusu üzerine mülteci meselesinin küresel bir konu olduğunu vurguladı.

Dünyada 55 milyon mülteci olduğunu dile getiren Yıldırım, "Dünyada Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin sayısı 200 civarında, 150'sinden daha fazla nüfusa sahip. Dolayısıyla bu sorunu yok sayamayız, görmezden gelemeyiz, duvarları da yükselterek bu işi çözemeyiz. Bu işin çözümü, daha fazla iş birliği, sorun olan bölgelerdeki sorunu çözmek için daha fazla irade. Kimse durup dururken evinden, barkından, vatanından uzaklaşmaz. İnsanlar canlarını kurtarmak için geliyorlar. Biz kapılarımızı sonuna kadar açtık, yine gelirse yine alacağız çünkü bizim inancımız, kültürümüz, değerlerimiz bize böyle söylüyor." şeklinde konuştu.

Başbakan Yıldırım, ihtiyacı olan insanlara mutlaka yardım edilmesi gerektiğine işaret ederek, Türkiye'nin mülteciler için bugüne kadar kendi bütçesinden 26 milyar dolar harcadığını, gelen toplam yardımın ise 700 milyon dolar civarında olduğunu belirtti.

"Yardım gelse de gelmese de biz bu işi yapmaya devam edeceğiz" diyen Yıldırım, bölgede barış ve huzur sağlanana kadar bu insanlara ev sahipliği yapılmaya devam edileceğini söyledi.

Bölgedeki Fırat Kalkanı Operasyonu ile 2 bin metrekarelik alanın DEAŞ'tan temizlendiğini anımsatan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'deki göçmenlerin bir kısmı, 40 bin- 45 bin kadarı tekrar döndüler, köylerine, evlerine yerleştiler. Tekrar hayata tutunmaya başladılar. Bunun aslında bütün Suriye'de, bütün Irak'ta olması lazım. Bunu nasıl sağlayacağız? Bir kere DEAŞ'ı oradan tamamen yok edeceğiz. YPG'yi, PYD'yi bunlar PKK ile aynıdır, isimleri farklı olabilir ama bu terör örgütlerini bölgeden temizleyeceğiz. Burada Suriye'de siyasi çözüm, kalıcı barış sağlanacak. DEAŞ'tan Irak temizlenince oralarda da huzur gelecek ve böylece insanlar evlerine dönecekler.

Bölgesel sorunları çözmek oradaki sorunlardan kaçanlara kapıları kapatmakla olmuyor. Neticede uluslararası camianın, BM'nin, bütün ülkelerin daha fazla gayret gösterip sorunlar büyümeden çözüm üretmeleri esas olandır. Bu konuda biz uluslararası camiadan, dostlarımızdan şunu bekliyoruz, Türkiye'nin yükünün hafiflemesi için daha fazla ellerini taşın altına koysunlar. Takdir etmelerini takdir ediyoruz ama yetmez, yük almalarını da bekliyoruz."

 "Hiçbir ticaret, insan hakkıyla pazarlık konusu olmaz"

ABD Başkanı Donald Trump'ın mültecilerin ülkeye girişini yasaklamasıyla ilgili soru üzerine de Başbakan Yıldırım, insan haklarının pazarlık konusu olmayacağını vurguladı.

Mülteci sorununun duvar örmekle çözülemeyeceğinin altını çizen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Uzun vadede onun sebeplerini ortadan kaldırmamız, bölgesel kalkınma farklılıklarının ortadan kalkması lazım. Bölgesel anlaşmazlıkların çözümü için Birleşmiş Milletler şemsiyesinde daha fazla gayret göstermemiz lazım. Yani siz duvar örersiniz, duvar çözüm olmaz, birikir, birikir o duvarlar da yıkılır. Berlin Duvarı da yıllarca durdu durdu birgün yerle bir oldu. Niye? Çünkü değişimin önünde durulamaz. Değişimi yakalamak lazım. Bölgesel sorunları halının altına süpürmekle sorunları çözemeyiz. Sorunların üzerine gitmemiz lazım, büyümeden çözmemiz lazım. Dolayısıyla Amerika'nın yeni yönetiminin kararlarının içeriğini çok bilmiyoruz. Kulaktan duyma laflarla bunu değerlendirmek erken bir değerlendirme olur ama asıl çözüm, sorunların esasına inip, sorunu ortaya çıkaran kaynakları ortadan kaldırmaktır. Refah farkının azaltılması lazım. Küresel refahın, adil paylaşımın sağlanması yönünde daha çok gayret göstermektir."

İngiltere'nin AB'den ayrılma kararına ilişkin olarak da Yıldırım, "Brexit konusu Birleşik Krallığın konusudur. İngiltere halkı, Galler, İskoçya, Kuzey İrlanda böyle bir karar verdiler. Onların kararlarına bizim bir laf söylememiz gerekmez ama gümrük birliğini sağlamak ikili olarak buna engel değil. Avrupa Birliği ile gümrük birliğini geliştirmek, güncellemek buna engel değil. Biz nitekim bu aylarda Avrupa Birliği ile gümrük birliğini güncellemek için görüşmelere başladık. Aynı şekilde İngiltere ile de serbest ticaret anlaşması görüşmelerimizi eşzamanlı olarak yürüteceğiz. Biz prensip olarak dört özgürlükten yanayız. Dünya dört özgürlüğe eninde sonunda gitmelidir. İnsanların serbest dolaşımı, sermayenin serbest dolaşımı, hizmetlerin serbest dolaşımı, malların serbest dolaşımı. Bu sağlandığı oranda küresel huzur, barış sağlanacak, mülteci meselesi ve anlaşmazlıklar da azalacak. Uzun vadeli hedef, bütün ülkeler için bunun olması lazım geldiğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Yıldırım, toplantının ardından İngiltere Başbakanı May onuruna Çankaya Köşkü'nde resmi akşam yemeği verdi.

porno izlegaziantep escort bayanbrazzers